|
Doğumdan ölüme kadar insanların
yaşantısında yer alan maddi ve manevi bütün kültür öğelerini bilimsel olarak
derleyen, araştıran, değerlendiren ve bunların sistematik bir açıklamasını
yaparak insanlığın kültür tarihini ve özellikle halk kültürünün genel
gelişme kurallarını inceleyen, kültürler arasındaki benzerlikleri ve
farklılıkları belirleyip ortaya koyan, gerektiğinde de bu bilimsel
sonuçların halkın yararına olacak biçimde düzenleyip halka aktaran ve hatta
birtakım uygulamalarda bulunan bir bilim dalıdır.Bilim adamları, insanla
uğraşan bilim dalları içinde, folklorun da diğer toplum bilimlerinden
ayrılması görüşünü savunmuşlardır. Bu yolda ilk adım 22 Ağustos 1846 yılında
İngiltere'de arkeolog ve yazar olan W.J. Thoms tarafından atılmıştır. Thoms
yayınlanan bir yazısında, o güne kadar halk edebiyatı, halk adetleri, halk
ürünleri adı altında değerlendirilen ürünleri folklorun bir parçası olarak
açıklanmıştır. Bu görüş kısa zamanda başta Avrupa ülkeleri olmak üzere,
bütün dünyada etkisini göstermiş ve folklora bağımsız bir bilim dalı olarak
bakılmaya başlanmıştır.
Folklor
terim olarak tükçeye çevrildiğinde "folk=halk, lor=bilim, bilgi" karşılığı
"halk bilgisi" ya da "halk bilimi" olmaktadır.
Artık folklor
birçok bilimlerin kavşak noktasında bulunan ya da onlarla birçok konuları,
ortaklaşa paylaşan bir bilimdir. İnsanlardan insana uzanan bir kültür olan
folklor, "alanı insan, konusu özgün kültür olani bilimsel yönten anlayışı ve
alana özgü araştırma, teknikler aracığı ile elde ettiği bulgularla
genellemeler düzeyinde kuramlara ulaşmayı amaçlayan, toplumsal bilimler
içerisinde bir bilimdir. Folklor bir ülke yada belirli bir bölge
halkına ilişkin maddi ve manevi alandaki kültürel ürünleri konu edinen,
bunları kendine özgü yöntemleriyle derleyen, sınıflandıran, çözümleyen,
yorumlayan ve son aşamada da bileşime vardırmayı amaçlayan bir bilimdir.
Folklor malzemeleri,
halkın meydana getirdiği ürünlerdir. derlenen bir malzemenin, folklorik
sayılması için malzemenin anonim olması, kuşaktan kuşağa geçmesi, geleneksel
olması gerekir. Yani, derleme yapılan türkünün o köyde, yörede yaygınlık
kazanmış olması, bilinmesi, sözlerinin ve ezgisinin anonim olması yada
varyantlarının olması, o türkünün folklorik değerini kuvvetlendirmektedir.
TÜRKİYEDE HALK BİLİMİNİN
GEÇMİŞİ
-1913
Ziya Gökalp, Halka Doğru adlı
dergide “Halk Medeniyeti-I” başlıklı yazısında Folklor terimine karşılık
olarak “Halkiyat” terimini kullanmıştır.
-6 Şubat
1914 Mehmet Fuat Köprülü İkdam Gazetesinde “Yeni Bir İlim:
Halkiyat-Folklor” konulu yazısında Folklorun Avrupa’daki gelişiminden ve
ülke için öneminden söz etmiştir.Folklorun toplum
hayatındaki önemini dile getiriyordu.Folklor
terimi açık olarak ilk defa bu yazıda geçmiştir.
-5 Mart 1914 Rıza Tevfik
Bölükbaşı Peyam Gazetesi’nin edebiyat ekinde “Folklor” başlıklı yazısında,
kelimenin aslını açıklayarak bizdeki anlamıyla Avrupa’daki anlamı
arasındaki farkları işaret etmiştir.Folklorun
bizde bir karşılığı olmadığını, konunun halk edebiyatı ürünlerini
kapsadığını belirtiyordu Cumhuriyet dönemine kadar folklor
konusundaki çalışmalar, daha çok kişisel ve dağınık görünümdedir.
-1923
Ziya Gökalp'in yazmış olduğu "Türkçülüğün esasları" adlı eseri, folklor
açısından önemli bilgiler vermiştir.
-1923
TBMM 'nin açılışında "milli eserlerimizin derlenerek korunması" programa
alınmış, "Hars Müdürlüğü" kurulmuştu.
-1924 Selim Sırrı Tarcan Türkiye
Edebiyat Mecmuasında “Halk İlmi (Halkiyat)” dergisinde Folkloru
tanımlayarak, Folklorun birleştirici ve eğitsel bir bilim dalı oluşunun
üzerinde durmuştur.
-1924 yılında, İstanbul
Üniversitesi bünyesinde bir "Türkiyat Enstitisü" kuruldu. M. Fuad Köprülü
burada, halkbilim dersleri vermeye başladı.Akademik seviyede ilk
halkbilimciler burada yetişti.
-1924 yılında Musiki Muallim
Mektebi, Türk Halk Türkülerini derlemeye başladı ve bunları arşivledi.
-14 Ekim 1925 yılında
Selim Sırrı Tarcan nın
İzmir Kız
Öğretmen Okulu öğrencileriyle Atatürk'ün
huzurunda oynaması, Türk Halk Oyunları için bir dönüm noktası
olmuştur.Atatürk daha sonra Selim Sırrı Tarcan'ı Zeybek oyunlarını yaymakla
görevlendirmiştir.
1925 yılında Ankara'da kurulan
Etnografya Müzesi giderek zengin bir folklor müzesi haline geldi.
-1926
Selim Sırrı Tarcan'ın Halk
Dansları ve Tarcan Zeybeği adlı kitabı yayınlandı.
-
1926
yılında İstanbul Belediyesi Konservatuarı'nca
düzenlenen Halk Müziği Derleme Gezilerinde halk oyunlarına yer verilmiştir.
-1927
yılında bir avuç idealist genç Ankara'da "Türk Halk Bilgisi Derneği"ni kurdu
-1927
yılında Ankara’da “Anadolu Halk Bilgisi Derneği” daha sonra da “Türk Halk
Bilgisi Derneği” adını alan dernek, Türk Halk Bilimine dönük çalışmaları
başlatan ilk örgüttür. Bu dernek ilk
araştırmalarını "halk bilgisi mecmuası" adlı bir cilt halinde yayınladı.
İstanbul'da "halk bilgisi haberleri" adlı aylık bir folklor dergisi
yayımlanmaya başladı .
-1929
yılında Mahmut Ragıp Gazimihal ‘Anadolu Türküleri ve Musiki İstikbalimiz’
adlı bir kitap yayımlamıştır.
-15.8.1929
yılında İstanbul Belediye Konservatuarı adına Yusuf Ziya Demircioğlu, Mahmut Ragıp Gazimihal, Abdulkadir İnan, Ferruh Arsunar'dan
oluşan halk müziği derleme ekibi aralarında bulunan bir sinema operatörü
aracılığı ile Trabzon, Rize, Erzincan, Erzurum illerinin halk oyunları
filmle saptandı. Halk oyunlarımızın ilk defa bilimsel nitelikte filme
alınması bakımından çok önemli bir olaydır.
-1926-1929
İstanbul Belediye Konservatuarı halk oyunları ve türkülerini derlerken,
tekke ve mevlevi müziği hakkında "defter" adı altında seri kitaplar
yayımlamaya başladı. derlediği malzemeleri 14 defter halinda yayımladı.
Türkiye’de ilk resmi derlemelerdir.
1930
yılında ülkemize gelen Macarlar'ın ünlü etnomüzikoloğu Bela Bartok,Ahmet
Adnan Saygun ile birlikte ülkemizi gezip, dolaşmış ve derlemelerde
bulunmuştur.
-1932-1943
yıllarında A.A. Saygun Halk Musıkisi Folklor Kurumu kurulması gerekir diye
rapor verdi.
-1932
yılında kurulan Halkevleri kültürün araştırılması, incelenmesi,
yaygınlaştırılması ve halkla
kaynaştırılmasında önemli rol oynamıştır.
-Atatürk'ün bizzat öncülük ederek kurduğu Halkevleri, folklor açısından
önemli ve düzgün çalışmalar yapılan yer oldu. Kurumsal bilgilerin yanında
halk oyunları grupları da kuruldu. Festivaller düzenlendi. Yöresel dergiler
çıkarıldı.
-Türk
Dil Kurumu da Halk Ağzından Derleme Dergileri, Derleme ve Tarama
sözlükleriyle dil konusunda Halk Bilimine katkıda bulunan kurumlar
arasındadır.
-1935 yılının Eylül ayında
Atatürk'ün huzurunda da İstanbul'da "Beylerbeyi Balkan Festivali"
yapılmıştır.Bu festival Türkiye'de düzenlenen ilk uluslar arası halk
oyunları festivalidir. Yurdun dörtbir yanından gelen halk oyunları
toplulukları ile Balkan ülkelerinden gelen (Arnavutluk, Bulgaristan, Romanya
ve Yunanistan) halk oyunları toplulukları katılmıştır.
-1936
yılında (Ağustos) 2. Balkan Festivali yapılmıştır. Bu olay da
ülkemizdeki festivallerin başlangıcı olması bakımından önemlidir.
-1938-1948 yılları arasında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-
Coğrafya Fakültesinde Halk Edebiyatının yanında Halk Bilimi konularına da
programında yer veren bir kürsü, Pertev Naili Boratav’ın öncülüğünde
çalışmalar yapmıştır. Aynı fakültenin Etnoloji kürsüsü ise etnoloji ve
sosyal antropolojinin yanı sıra Folklor konularını işlemektedir.
-1938
yılında ‘’Halk Bilgisi Mecmuası” ile “Halk Bilgisi Haberleri’nde ağırlık
tamamen Halk Bilimsel
yazı ve
derlemelere verilmiştir.Bunları Folklor
Postası,Türk Folklor Araştırmaları,Türk Etnografya Dergisi,
Folklor,Folklora Doğru, Sivas
Folkloru, Halkbilimi gibi dergiler izlemiştir.
-1939
yılında Dil ve Tarih Coğrafya fakültesinde"halk edebiyatı ve folklor"adı
altında Petrev Naili
Boratav tarafından okutulan ders,1949 yılında kürsü
haline getirildi.
-1940
yılında Muzaffer Sarısözen tarafından kurulan "yurttan sesler korosu" halk
türkülerini gerçek şekliyle icra edilmesinde önemli rol oynadı.
-1941 yılında Vahit Lütfi Salcı
(Vahit Dede)'nın Gizli Türk Dini Oyunları adlı kitabı yayınlandı.
-1942
yılında Osman Bayatlı'nın Zeybek Oyunları ve Havaları ,Numan Sırrı'nın
Erzurum Oyunları ve Havaları adlı kitabları yayınlandı.
-1944 yılında
Kasım Ülgen'in 3 Ciltlik Doğu Anadolu Oyunları
ve Havaları adlı kitabı yayınlandı.Kasım Ülgen ülkemizde ilk defa
halk oyunlarımızın hareket notasyonunu yapmıştır.
-1948
yılında Selim Sırrı
Tarcan'ın Yeni Zeybek Raksı adlı kitabı yayınlandı.
-1949
Türk Folklor Araştırmaları Dergisi, Ağustos 1949'da yayın hayatına
girmiş
-1950 yılında Muzaffer Sarısözen'in başkanlığında halk oyunları topluluğu İtalya ve İspanya'ya
gitmiştir.
-1951 yılında halk evlerinin
kapanmasından sonra halk oyunları toplulukları sahipsiz kalmış ve dağılma
tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır.
- 1954 TÜRKİYEDE YAPILAN İLK HALKOYUNLARI
YARIŞMASI.Halkoyunları müsabakası Türkiyede ilk defa Yapı Kredi Bankasının
-Halkoyunlarını Yayma ve Yaşatma proğramı -çerçevesinde
yapılmıştır.Yer.:İstanbul Açık hava Tiyatrosudur.
Jüri üyeleri:
Fikret Adil,Selami Andak,Burhan Arpat,Celal Arseven,Bayan Aruzumanof,Behçet
Kemal Çağlar,Ulvi Cemal Erkin,Muhsin Ertuğrul,Bedri Rahmi Eyüboğlu,Bedii
Faik,Burhan Felek,Eflatun Cem Güney,Yaşar Kemal,Doğan Nadi,Yaşar Nebi Nayır,Vala Nurettin,Tahsin Öztin,Cemal Reşit Rey,Muzaffer Sarısözen,A.Adnan
Saygun,Selim Sırrı Tarcan,A.Kutsi Tecer,Cemal Tollu,Vedat Nedim Tör,Tunç
Yalman, Halıl Bedii Yönetken.
-1955 yılında, Yapı ve Kredi Bankası halk
oyunlarını yaymak ve yaşatmak amacı ile "Türk halk Oyunlarını Yaşatma ve
Yayma Tesisi"ni kurdu.
Bu tesis birçok bant, plak, nota, film gibi oyun
ve müzik ürünlerini topladı ve halk oyunları bayramları
düzenledi,
ilk halk oyunları seminerini gerçekleştirdi.
-1955
yılında Türk Halk Sanatlarını ve Ananelerini Tetkik Cemiyeti kurulmuştur. Bu
cemiyet, iki kez ad değiştirerek günümüzdeki Folklor Araştırmaları Kurumu
adını almıştır.
-1958 yılında TUFAK (Turizm Folklor Araştırma Kurumu ) kuruldu.
-1963
yılında yeniden açılan Halkevleri ile birlikte halk oyunları
çalışmalarına başlanmış, dağılan topluluklar tekrar bir çatı altında
toplanmıştır.
-1961 yılında ilk defa
halk oyunları semineri yapılmıştır.
-1964
yılında İstanbul'da "yüksek tahsil gençliği türk folklor enstitüsü kurma
derneği" adı altında bir örgüt kurulmuştur.
-1964
yılında kurulan “Y.T.G. Türk Folklor Enstitüsü kurma derneği” 1966
yılında “Türk Folklor Araştırmaları Kurumu” adını alarak bu alanda
çalışmalar yapmıştır.
-1966
yılında “Milli Folklor Enstitüsü” kurulmuştur. Amacı Folklorun çeşitli
konularında çalışmalar yaparak bir Folklor arşivi, kütüphanesi, müzesi
kurmak, yurdun değişik yerlerinde bu konularda yapılan çalışmaları
birleştirip teşvik etmek ve bunlara rehberlik etmektir.Kurum daha sonra
sırası ile;
1973
yılında “Milli Folklor Dairesi Başkanlığı”,
1982
yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde müstakil Daire Başkanlığı,
1989
yılında “Halk Kültürlerini Araştırma Dairesi Başkanlığı,
1991
tarihinde de “Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü”
adını almıştır
-1967
yılında TRT Kurumuda bir derleme gezisi düzenlemiştir.
-1968
yılında "Türk Halk Oyunlarını Yaşatma ve Yayma Tesisi" sayesinde Milli
Eğitim Bakanlığı, TRT işbirliğinde halk oyunlarımız filme alınmıştır.
-1969
yılında
TUFAK Tunus-Kartaca'da Dünya
Birincisi oldu
-1974 yılında Devlet Halk
Dansları Topluluğu kurulmuştur.2908 sayılı kanuna göre kurulmuş olan Devlet
Halk Dansları Topluluğu'nun yaptığı sahne düzenlemeleri derneklere örnek
olmuştur.
-1975
yılında “Uluslararası Türk Halk Kültürü Kongresi” yapıldı.
-1976
yılında İstanbul'da "Türk Musıkisi Devlet Konservatuarı" kurulmuştur.
Kuruluş amacı Ülkemizde yapılan folklor çalışmalarını, daha
bilimsel ve akademik kılmak amacı ile,
eğitim ve öğretime ağırlık vermekti.
-1978 yılında Gençlik ve Spor Bakanlığı,
dernek, kurum ve kuruluşlar, üniversitelerarası
halk oyunları yarışmaları
düzenlemiştir.
-1981
yılında TUFAK Fransa - Dijon'da
Halk Oyunları Yarışmasında Dünya Birincisi
oldu .
-1983
yılında TUFAK Çekoslavakya - Zwollen'de
Dört dalda Dünya Birinciliği
kazandı.
-1984 yılında İTÜ rektörlüğünde Türk Halk Oyunları Bölümü faaliyete
geçmiştir.
Daha sonraları Ege Üniversitesi'nde Gaziantep
Üniversitesi'nde,Devlet Türk Musikîsi
Konservatuarı, Türk Halk Oyunları Bölümü
kurulmuştur.
-1989
yılında “Halk Kültürlerini Araştırma Dairesi Başkanlığı, 1991
tarihinde de “Halk Kültürlerini Araştırma
ve Geliştirme Genel Müdürlüğü”
adını almıştır.
-1993 yılında Dil ve Tarih
Coğrafya Fakültesinde Halk Bilimi Bölümü bağımsız bir bölüm oldu.
-1993
yılında “Uluslararası Ahilik Kültürü Sempozyumu” nun birincisi yapıldı.
-1994
yılında birincisi yapılan “Türk Araştırma Sonuçları Sempozyumu’’
gerçekleşti.
-1998
yılında “Türk Araştırma Sonuçları Sempozyumu’’ sonuncusu yapılmıştır.
-1999
yılında “Uluslararası Ahilik Kültürü
Sempozyumu” nun ikincisi yapılmıştır.
-2000
yılında “Mahalli Halk Oyunları Yarışma”nın her yıl yapılması planlanmıştır.
-2000
yılında bağımsız Folklor kürsüsü yalnızca Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih
Coğrafya
fakültesinde kurulabilmiştir.
-2001 yılında
Türkiye Halk
Oyunları Federasyonu kurulmuştur.
YARARLANILAN
KAYNAKLAR:
ÖRNEK, Sedat Veyis: Türk
Halk Bilimi. Kültür Bakanlığı HAGEM Yayınları, 2. basım, Ankara 1995.
CİNGÖZ, Meltem-
ÇAĞLAYAN, Handan: Halk Kültürlerini Araştırma Ve geliştirme Genel Müdürlüğü
Folklor Araştırmacıları ve 1994 Yılı Faaliyetleri. Türk Halk Kültürü
Araştırmaları 1994, Kültür Bakanlığı HAGEM Yayınları, Ankara 1996,
s.163-184.
TÜFEKÇİ, Nida: Folklor. Cumhuriyet Dönemi Türkiye Ansiklopedisi 3. cilt,
İletişim Yayınları, s.776-786
Uluslararası Atatürk ve Türk Halk
Kültürü Sempozyumu Bildirileri
|